20 Temmuz 2017

1084

        Bugün benim doğum günüm:0). Bu dünyadaki 38. yılımdan gün almaya başlıyorum.Dün sabah ablam geldi Fethiye'den ve onlar bugün yakın bir akrabamızın düğününe gideceği için biz dün gece kutlamamızı yaptık. Annemler ve kayın ailem, kocam, çocuğum yanımdaydı. Bir kaç misafirimiz daha vardı ve bütün gece sevgi ile sarmalandım. Tam da istediğim gibi bir kutlama oldu. Ara sıra yazıyorum şanslı olduğumu ama yine tekrar etmek istiyorum. Gerçekten güzel bir aileye sahibim.

       İyi ki doğmuşum ben:0).

14 Temmuz 2017

1083

       "Uzun zaman olmuş yazmayalı" son zamanlardaki bütün yazılarımın giriş cümlesi olmuş neredeyse çünkü hep aralıklı yazmışım. Ve bir cümlede üç kere "yazma" eylemini kullanmış oldum az önce. Cep telefonumdan yazıyorum şu an ve nedense ekranın küçük bir bölümünü gösteriyor. Paragrafın ortasını okuyabiliyorum sadece. Bu şekilde yazmak zor oluyor.

        Görüşmediğimiz zamanlarda çalıştım, okudum, kendi kendime takıldım. Bol bol iş stresi yaşadım... İşle ilgili her ne kadar "abartma, büyütme, kafana takma" telkinleri yapsam da kendime, hiç bir faydası olmuyor. Bir telaşı atlatıp bir başka koşuşturmaya başlıyoruz. Hepsi bir şekilde bitip gidiyor ve unutuyoruz çabalarımızı, yorgunluğumuzu, emeklerimizi ama yine de ben her seferinde stres yapıyorum.
     
      Kitap bulamıyorum uzun zamandır. Beni gerçekten saran ya da sarsan kitap yok. Elimde bir sürü var okumadığım ama hevesle sonuna ulaşmak için acele ettiğim, şu yönünden çok etkilendim dediğim bir kitap yok. Takip ettiğim yazarların yeni kitabı çıkmış mı diye bakıyorum ara sıra ama pek bir şeye rastlamıyorum. Gerçi geçen gün girdiğim kitapçıda fantastik seriden hoşuma gidebilecek bir şeye rastladım gibi ama bitirince devamını getirmek istersem buraya da yazarım.

     Geçenlerde gittiğim bir düğünde "ringo ringo şişeler" eşliğinde eller havaya modunda oynuyorlardı. İlginç geldi. Olmayacak bir şey değil ama eller havaya şarkısı deseler aklıma o gelmezdi açıkçası.

        Bu yazıyı yaklaşık bir haftadır her fırsat bulduğumda yazıp bitirmeye çalışıyorum. Bir anda başlayıp bitiremedim.


       Yine görüşmek üzere....
   


 

1 Mayıs 2017

1082

Görüşmeyeli uzun zaman olmuş. Geceleri genelde yorgunluktan sızıp kaldığım için pek almıyorum bilgisayarı elime. Enerjim olduğu zaman evi topluyorum biraz. Arada bir kaç sayfa kitap okuyorum. Onun dışında bir koşuşturma ile geçiyor günlerim. İşlerimi yetiştiremiyorum pek. Geç çıkıyorum. Takip ettiğim bir çok proje var. Biri bitmeden biri başlıyor derken günlerin nasıl geçtiğini fark etmiyorum bile.  

Evde de yazlıkların çıkması, kışlıkların kalkması, günlük temizlik, yemek, bulaşık... Arada sosyal aktiviteler. Hepsine yetişmeye çalışıyorum. Bazen birinden biri aksıyor. Ev mesela almış başını gitmişti çoktan. Hafta sonu izin günümde de çalışmıştım. Bugün tatil olunca biraz toparlamaya fırsatım oldu. Dinlendim biraz da, iyi geldi. Sabah yedi olmadan kalktım yine, alışmışım, çok uykusuz olmadıkça geç kalkmıyorum. Geç uyandığımda günü kaçırmışım gibi geliyor zaten, üzülüyorum. 

Yeni kitabım pek yok elimde. Eskiden kalanları, okumadıklarımı bitiriyorum. Sağdan soldan bulduklarımı değerlendiriyorum. 

Havalar güzelleşmeye başlıyor yavaş yavaş. Bulduğum her fırsatta deniz kenarına atmaya başlayacağım kendimi. Bana en iyi gelen o oluyor genelde. 

En kısa zamanda görüşmek üzere...

27 Mart 2017

1081

Sabah servisle işe giderken laminat parke dükkanının üzerinde oturan bir kadının sepet sarkıttığını gördüm pencereden. Etrafta bakkal veya sepete bir şey koyabilecek biri de yoktu. O an aklıma " 5 m kare parke koyuver sepete" diye sesleneceği geçti. Kendi kendime gülümsedim. Sonra Orhan Veli'nin şiiri aklıma geldi, hani şu
sokakta giderken, kendi kendime
Gülümsediğimin farkına vardığım anlarda
İnsanların beni deli zannedeceğini düşünüp
Gülümsüyorum...
Dediği:0).

17 Mart 2017

1080

Buralardayım aslında ama genelde sadece bir göz atmaya fırsatım oluyor. Yazmayı seviyorum ama yorgunluktan parmak kıpırtamadığım gecelerim çok. İnsanlarla uğraşmak zor. Kafam hep dolu. Bugün işle ilgili bir yanlışlığı düzeltmek için aradığım iş arkadaşım benimle konuşmak istemediğini söyledi mesela. Müsait olmadığından değil, benimle konuşmak istemiyormuş! Genel durum böyle ve daha da beter. Daha ben ne anlatayım?

29 Ocak 2017

1079

Yarın iznimin son günü. Bir yandan işi özledim ve yapılacak bir sürü şey birikti. Bir kaç günüm yoğun geçecek. Bir yandan da evde olmak, evle ilgilenmek ve kafa dinlemek çok iyi geldi. Bir haftam daha olsa onu da rahatlıkla evde geçirirdim. 

Evdeyken evi büyük ölçüde toparladım. Temizlikçi çağırdım üç sene sonra ilk defa ve tam anlamıyla dip köşe temizlik yapıldı, buna ciddi anlamda ihtiyaç vardı. Halıları yıkamaya verdim ve bu kadar zahmetsiz ve ucuz bir temizlik için boşu boşuna bekletip durduğumdan kendime kızdım. 

Kitap okudum bol bol. Birini bitirdim birine başladım. Sağda solda bir sürü ıvır zıvır vardı onların büyük kısmını yerleştirdim. Verilecek atılacak bir sürü şey vardı onları ayırdım. Ve bir de izne çıktığımın ilk dört günü evden telefonla takip etmek zorunda kaldım bir çok şeyi. Evden çalışıyormuş gibi oldu bir anlamda. Tek fark büroya gitmememdi. 

Atahan'ı göz kontrolüne götürdüm. Bir iki kere arkadaşlarımla buluştum. Onun dışında evdeydim. Geç yattım erken kalktım. Canımın istediği saatte canımın istediği şeyi yaptım. Bir çok açıdan ideal bir tatil geçirdim:O).

Telefonumu değiştirdim. İyi bir markanın en son modelini aldım. İlk defa bu kadar üst bir model tercih ediyorum. Normalde çok önemsemem markayı, modeli. Elimdeki kullanılmaz hale gelene kadar kullanırım. Bir seferliğine kendimi şımarttım. 

Yılbaşında biraz üzüldüğüm bir dönem yaşadım çeşitli sebeplerle. Bol bol düşündüm, içime baktım, geçmiş ve gelecekle ilgili çok değerlendirmelerde bulundum. Sonra  kafamdakileri oluruna ve zamana bırakmaya karar verdim. Bütün bu süreç değiştirdi biraz sanki beni. Belki yaş aldıkça doğal olarak yaşadığımız olgunlaşmanın da buna etkisi vardır. Bilemiyorum. 

Yine görüşmek üzere... 

22 Ocak 2017

1078

Uzun bir ara vermişim istemeden de olsa. Ne zamandır yazmak istiyordum ama bir türlü yazamamıştım. Yıllık iznimin yedi gününü kullandığım bu hafta, izinde de olsam erken kalkmışken fırsatı kaçırmamak gerek dedim.

İş yerinde yer değişikliği yapalı üç ay olmuş. Yeni yerime alıştım artık. Çok da seviyorum. Eskisini de seviyordum. Büyük ihtimalle yarın öbür gün bir değişiklik yine olsa, orayı da severim. Alışana ve yeni düzenimi oturtana kadar enerjimin büyük kısmını işe ayırmam gerekse de şu an artık düzeni oturtmaya başladığımdan rahatladım. Bu arada ev aldı başını gitti. İpin ucunu yakalamam biraz zor oldu. İstediğim kadar okuyamadım. İzin günüm iki günden tek güne indi bu da biraz beni zorladı. Eskiden sorumluluğum tamamen evrak üzerineydi. Resmi işlemler, yazışmalar, kağıt üzerindeki her türlü işti. Şimdi yaklaşık on bir kişilik bir ekip, onun dışında yirmi kişilik bir grup, kapsamlı bir eğitim merkezinin doğrudan sorumluluğu ve iki diğer eğitim merkezinin de takibi bende. İşler de yoğun, kafam da yoğun genelde.

Bu hafta izne çıktım dediğim gibi ama hiç bir plan yapmadım. Tek isteğim kafa dinleyip, evde yayılmak. Canım ne isterse onu yapmak. Sağ tarafıma yatmaktan yorulursam dönüp soluma yatmak. İzin deyince herkes hep bir yerlere gitmeyi düşündüğünden, ev fikri saçma gelse de çoğu kişiye, beni mutlu eden bu:O). Saatin alarmını kapatmak bile ayrı bir güzel.

En kısa zamanda görüşmek üzere.